Haz nedir? Haz mutluluk mu mutsuzluk mu getirir?

Haz Nedir? 

haz-nedir

Günümüzde haz ve buna bağlı terimler kavramlar popüler hale gelmeye başladı. Bunun sebepleri arasında, modern insanın azalan mutluluk seviyesi diyebiliriz. Ek olarak insanlar, haz ve hazzın sınırlarını merak etmektedir.  “Haz mutluluk mu mutsuzluk mu getirir ?” gibi sorular tarih boyunca insanlar tarafından soruldu ve soruluyor.

Biyolojik olarak ise memeli canlılar çoğunlukla haz veren şeylerin peşinden gidip,  acı veren durumlardan kaçma eğilimdedir.

İnsan beyni, acı veren durumdan kaçabilmek için haz ögelerine bağımlı hale gelebilir. Günümüzde haz, basit zevklerin aşırı kullanımı şeklinde kendini gösterebilir.  Bunlara örnek olarak şekerli besinler tüketmek, alkol almak fiziksel bağımlılık ve geçici bir haz yaratabilir. Ayrıca hazlar Bedensel ve Tinsel olarak da sınıflandırabilir.

Bedensel hazlar cinsellik, uyuşturucu kullanımı, alkol kullanımı gibi zararlı içerikler ya da bedene keyif veren eylemler olabilir. Tinsel hazlar da Tanrısal bir yönelim gerektirir ve ruhun haz duyması anlamına gelir.  Ruhun haz duyması derken burada olumlu insan erdemleri üzerinde durabiliriz.

Doğal yoldan olumlu hazlarını arttırmak için bazı stratejiler vardır. Bu hazlar aynı zamanda işlevsel bir fayda da sağlar.

  • Müzik dinlemek
  • Meditasyon
  • Spor yapmak
  • Oyun oynamak (Fiziksel)

Aktiviteler ona verdiğimiz anlamlar neticesinde bize belirli oranlarda haz verir.  Spor yapmak, hem sağlığımıza iyi gelen bir haz olmasının yanında, mutlu beyin için gerekli kimyasalların salınımında büyük önem taşır ve işlevsellik yaratır. İşlevsellik, organizmanın daha verimli, aktif çalışmasıdır. Yani daha başarılı olabiliriz, daha enerjik olabiliriz, daha keyifli yemek yiyebiliriz gibi.

Zararlı haz ögeleri ise, bizi ileri ki süreçlerde işlevsel olarak sekteye uğratır ve geçici bir zevk verir. Sigara, alkol, uyuşturucu, şekerli gıdalar bunlara birer örnektir.

Gördüğümüz gibi “hazcılık” yani “hedonizm”, hazzın hedefine göre değişmektedir. Örneğin, spor yapmak, meditasyon, şükretmek, sağlıklı yemekler yemek, köpek gezdirmek gibi bize haz veren işlevsel hazları tercih edebiliriz.  Burada “haz” ögesini seçerken mutluluk, sağlık, erdemler açısından bize en uygun ve en uyumluyu seçmek gerekebilir.

Bu yönden bakıldığında, hazların bazıları hem işlevseldir, mutluluk getirir ama bunun dışında aynı hazlar ( uyuşturucu bağımlılığı) gibi kısa süreli mutluluk getirir gibi gözükse de, mutsuzluk getirir.

Hedonizm Nedir? 

Hedonizm, zevk ve mutluluk arayışının insan yaşamının birincil amacı olduğunu söyleyen felsefi bir teoridir.

“Hedonizm” kelimesi, “zevk” anlamına gelen Yunanca “hedone” kelimesinden türemiştir. Terim ilk olarak 1857’de “faydacılık” terimini de kullanan George J. Holyoake tarafından İngilizce olarak kullanıldı.

Hedonist Ne Demektir?

düşünen-adam-soktrates

Hedonist ise hazcı görüşü benimsemiş olan kişilere denir. Hedonistlere göre:

  • Tüm yaşam zevkler için vardır.
  • İnsanlar hazlara yönelmesi gerekir.

Antik Yunan’daki hazcılık, doyurulmak bilmeyen bir haz tüketimi üzerine kurulu olduğundan ilerleyen dönemlerde de etik anlamdaki problemleri nedeniyle kabul görememiştir.

Burada farklı biri karşımıza çıkıyor: Epiküros.

Epikürosçu anlayışa göre hedonizm, Antik Yunan’daki açgözlü hazcılıktan daha uzaktır. Hazların o anda ve hemen gerçekleştirilmesinin kişiye uzun vadede zarar verebileceği görüşü mevcuttur. Epiküros için hazların ileride acı getirme olasılığı mevcutsa bu hazlar ertelenmeli ya da bir kenara bırakılarak yeni hazların peşinden koşulmalıdır. Tüm hazlar devamlı mutluluğu getirmeyeceği için en az acıyı getiren, en çok hazzı yaşatan eylemler seçilmelidir.  İnsanın geleceğini planlayarak hazlarını seçmesi yönünde bir görüş mevcuttur. Bundan dolayı Epiküros’un görüşü günümüzde de hala kendisinden bahsettirebilen mantıklı bir görüş olabilmiştir.

Epiküre göre hazcılık

  • Mutluluk, bedensel ve özellikle de zihinsel acıların tamamen yokluğudur.
  • Erdemler birbiri ile bağlantılıdır. ( Adalet, Mutluluk, Ölçülülük, Dürüstlük )
  • Erdemlerden ölçülülük (aşırıya kaçmamak) felsefeden bile daha değerlidir.

Epiküre göre önemli önemli olan Tinsel Hazlar:

  • Bilgi
  • Dostluk
  • Topluluk
  • Erdemli bir hayat yaşamak
  • Ölçülülük
  • Bedensel arzulardan kaçınma

Ölçülülük ve ılıman bir hayat Epikür’ün önerdiği yaşam tarzlarından biridir.  Yukarıdaki erdemler üzerinden bir haz almak, bedensel hazlardan çok daha üstündür.

Epikuros da hazcılığı devam ettiren filozoflardandır. Ne var ki Epikuros, Aristippos’un bedensel hazzına karşı tinsel hazzı yeğler.[1] Onun için en büyük haz, ruh dinginliğidir. Buna da bedensel zevkler peşinde koşmakla değil, bilgelikle varılır. En üstün iyi, hazdır. Ancak gerçek haz sürekli olandır. Sürekli olan hazza da bilgelikle varılabilir.

Epikuros’a göre hazzın niteliği önemlidir.[2] Ona göre, şiddetli hazlardan kaçınılmalı ve dingin hazlar tercih edilmelidir. Ayrıca, kişi anlık olarak haz veren şeylerin gelecekteki hazları azaltabileceğini öngörerek hareket etmelidir.

Hedonizm Temsilcileri Kimlerdir?

Hazcı filozoflar arasında gösterilebilecek kişiler:

  • Epiküros
  • Jeremy Bentham
  • Aristippos
  • John Locke
  • David Hume
  • JS Mill ve Henry Sidgwick

Tarafından savunulmuştur.

Epiküros için haz, bilgiyle ulaşmak için yoldur ve bu yolda yürürken bedensel hazlara yönelmemek gerekir.  İnsan, acıdan kaçıp hazlara yönelen bir varlıktır ve bunu yaparken de tinsel hazların peşinde olmalıdır. Bedensel hazlar kalıcı ve daimi bir mutluluk sunamazlar.

Tinsel hazlara verdiği önemi şu sözlerle anlayabiliriz.

Mutlu bir hayatı meydana getiren ne ardı arkası kesilmeyen içki alemleri, ne güzel çocukların ve kadınların verecekleri zevk, ne de zengin bir sofranın sunabileceği nefis balıklar ve başka yemeklerdir; bunu sadece, istenmesi ve kaçınılması gerekenlerin nedenini ta derinliğine kadar inceleyen ve ruhu bir kasırga gibi sarsan boş hayalleri kovan uyanık akıl sağlar.

Bilgiye ulaşmak için nihai yol derken ne demek istiyoruz?

Burada bahsedilen, mesela aynı meditasyon gibi, meditasyondan alınan haz sonucu kitaplar okur, bilgimizi geliştiririz. Aynı şekilde, hayatı anlamak, felsefi derinlik kazanmanın verdiği bir haz vardır. Keza Soktrates, felsefeden bir haz alıyordu. Bir müzisyen, müziğini yaparken büyük bir haz almaktadır. Aslında bunların hepsi bir şekilde bilgiye hizmet eder.

Müzisyen, çaldığı müzikte iyi bir performans ve haz aldığında, onun bilgisini de alır. Oradan elbet bir bilgi ile ayrılır. Bu hazzın bilgisi, notaların bilgisi, performansın bilgisi, varoluşun bilgisi dahil her şey olabilir. Epiküros bu sebepten hazza büyük önem vermektedir.

18. yüzyılda yaşamış olan Jeremy Bentham, döneminin ve önceki dönemlerin pek çok felsefi anlayışına hakimdir. Bu nedenle de görüşlerine onların genel görüşleri üzerinden hareketle şekillendirebilmiştir. Onun dönemine gelene kadar pek çok farklı hedonist görüş öne atılmış ancak pek çoğu yalnızca bedensel hazların insanı oluşturması üzerine kurulu olmuştur.

Bentham’ın görüşüne göre de insan hazlara yönelen ve acılardan mümkün olduğunca kaçınan bir varlıktır. Onun için mutluluk yalnızca hazlardan gelmez.  Az acının ve mümkün olduğunca çok hazzın olması mutluluk sağlar. Akıl sahibi bir varlık olan insan, hayvanlardan farklıdır. Hayvanlar hazzı o anlık isterler ve acıdan da o anlık kaçarlar.  İnsan, hazzı gerçekleştirme olanağı olsa da ileride daha büyük bir hazzı düşünerek anlık hazzını erteler. Bu da insanın geleceğe dayalı şekilde yaşamasına ve hazlarını planlamasına olanak tanır.

Haz ve acının da niceliğini hesaplamak Bentham için mümkündür.  Bu nicelikler üzerinden insan hazlarını erteler, seçer ya da gerçekleştirebilir. Devlet de bu noktada hazların bir koruyucusu olarak ortaya çıkar ve insanın nihai amacı olan mutluluğu sağlaması adına hazlarına yönelmesi noktasında farklı olanakları insanlara sunar.

Hedonizmin Türleri Nelerdir?

Değer Hedonizmi

Kişinin dünyaya atfettiği anlamlar neticesinde hazların da bir değere sahip olabildiği görüşü üzerine şekillenen değer hedonizmi, insanların anlam biçtiği şeyler üzerinden haz alabildiğini ortaya koyar. Örneğin bir çiçek, doğada değersizdir çünkü insan ona anlam katmadığı sürece çiçeğin bir anlamı yoktur. O, yalnızca doğada yer alan bir unsurdur. İnsan ona bir sevgi anlamı atfettiğinde ise çiçeğin hediye edilmesi, kişilere haz sağlayabilmektedir. Böyle bir görüş üzerinden şekillenen değer hedonizmi, insanların dünyaya anlam katması sonucunda hazların mümkün olduğunu öne sürmektedir.

Halk Hedonizmi

Modern insanda da Antik Yunan hedonizminin önerdiği insan yönlendirmesinde de görülebilen halk hedonizmi, bedensel hazlara yönelme anlamına gelmektedir. Cinsellik, uyuşturucu kullanımı ve benzeri bedensel hazlar insana sonrasında acı getirse dahi anlık olarak getirdiği kısa sürelik haz, halk hedonizmi olarak tanımlanır. Bu kısa sürelik haz anlayışı da halk hedonizmi olarak adlandırılmaktadır.

Halk hedonizmi, bedensel sağlığı tehlikeye attığı için de tehlikelidir. Kronik olarak belirli uyaran maddeyi sırf haz amacıyla tüketmek, o maddeden daha fazla haz alamamayla neticelenir. Örneğin beynimizde bulunan dopamin hormonu bizi hayatta motive ederek haz duygumuzu arttırabilir. Eğer kısa süreli hazlarla dopamin reseptörlerini bozarsak, uzun süreli hazlardan alınan zevk azalabilir.

Motivasyonel / Psikolojik Hedonizm

Tüm davranışlara yön veren durumun acıdan kaçma ve hazza yönelme olduğu düşüncesi, motivasyonel ya da psikolojik hedonizm olarak adlandırılır. Verilen kararların tamamı, hazza yönelme ve acıdan kaçma üzerine kuruludur. Aslında Bentham’ın görüşüne de benzer bir görüş sunan bu hedonizm türü, davranışların şekillendirilmesi üzerine kurulu olan bir düşünceyi ortaya koyar.

Hedonistik Egoizm

Çıkarların göz edilmesi adına hazların öne çıkması yönünde oluşturulan bu düşünce, kişinin kendi çıkarları için hareket etmesi ve diğerlerinin çıkarları için herhangi bir eylemde bulunmaması anlamına gelir. Yani aslında kişi, kendi çıkarına hizmet etmeyecek herhangi bir davranışı gerçekleştirmek zorunda değildir. Kendi çıkarına hizmet eden eylemleri ise gerçekleştirme noktasında haz duyabilmektedir. Bu da hedonistik egoizm görüşünü ortaya koymaktadır.

Etik Hedonizm

Bu görüşe göre bir eylemin ahlaki açıdan doğru olması, sağladığı mutluluğa oranla ölçülebilir. Yapılan eylem mutluluk sağlamıyorsa ya da geniş bir kitlede acıya neden oluyorsa bu durumda ahlaki değildir.

Hedonistik Pragmatizm

Yapılması gereken doğru eylemler, herkes için en yüksek mutluluğu sunan eylemlerdir.

Hedonizm Karşıtı Olan Kinizm Ne Demektir?

meditasyon-yapan-çocuk

Hazcılığın yani hedonizmin karşıt görüşü olarak bilinen kinizm, sinizm olarak da bilinen bir düşünce sistemidir. Tüm hazlardan arınılması gerektiği düşüncesi üzerine kurulu olan kinizm, Antisthenes tarafından ortaya atılmıştır ve Antik Yunan hedonizmine karşı olarak kurulmuştur. Dünya zevklerinden, bedensel hazlardan, zevklerden arınma görüşü olarak ortaya çıkar. Antisthenes’in “Zevk almak yerine ölmeyi tercih ederim.” mottosu üzerine kurulan kinizim, mutluluğa zevklerle ya da hazlarla ulaşılamayacağını söyler. Sinizm ya da kinizm anlayışına göre mutluluk, erdem ile elde edilebilecek bir şeydir.

Mal ve mülk edinmek, köle ya da aile sahibi olmak; bir zevk meselesi olarak anlaşılır. Bir çeşit çile çekme durumu ile insanın bağımsızlığını ve özgürlüğünü kazanıp gerçekleştirebileceği görüşü bu düşüncenin temelinde yer alır. Kinizm dini de reddetmektedir. Dinin reddedilmesinin en temel sebebi ise ruhani bir rahatlama ve çileden arınma sunmasıdır. İnsan ise bu tip çile engellemelerinden ve rahatlamalardan, acıyı azaltıcı etmenlerden uzak durmalıdır. Acılardan arınmak için bunları yaşamak gerekir ve her türlü mal ya da mülk de insana haz vereceği için erdemlerin önünü keser. Kinizm ise asıl mutluluğun çekilen çileler sonucunda erdemlere ulaşmakla olabileceğini söyleyerek hedonizmin tüm görüşlerine karşı çıkmaktadır.

.Kinizm her ne kadar hedonizme karşıtı görüş belirtse de stoacılık da hedonizmden ve Epikürcülükten ayrılan noktalara sahip olması ile öne çıkar.

Stoa Felsefesi Nedir? 

Felsefenin doğru düşünmeye yönlendirdiğini, doğru düşünme ile de iyi eyleme yönelmenin mümkün olduğunu savunan görüş; stoacılıktır. İyi yaşamak bu görüşe göre insanın amacıdır ve iyi yaşamak için de doğru düşünerek iyi eylemde bulunmak gerekir. Bunun için de temelinde doğaya uygun davranmayı alan stoa felsefesi, iyi yaşamın bu şekilde sağlanabileceğini öne çıkarır. Bunun yanında stoacılık felsefinin özellikleri arasında:

  • Doğaya uyumlu davranmayı
  • Kabullenmeyi

ana etmen olarak ele alır.

Aynı Stoa felsefi gibi, Taoist felsefe de “Tao’ya ( Yol, kimine göre doğaya) uyumlu davranmanın önemine vurgu yapar.

Epikürcülük ve Stoacılık Farkı Nedir?

Asıl gerçeğin doğa olduğunu temeline alan stoacılık, doğayla uyumlu davranmayı önerir Bu görüşe göre de acı, hastalık ve ölüm gibi her şey doğadan gelir ve bunlara katlanmak, bunları bir şekilde yaşamak gerekir. Epikürcülük içinse mutluluğu sağlayan şeyler hazlardır ve acıdan kaçıp hazlara yönelmek gerekir ancak bu hazlar tinsel hazlar olmalıdır. Doğadan gelen acılardan da kaçınmak, Epikürcü görüşün temelinde yer almaktadır. Mutluluğun temelinde Epikürcülük için hazlar yer alırken Stoacılık için mutluluğun temeli iyi eylemler ve doğru düşünebilmedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir konu ise, Epikürcülükte ki haz, doğru düşünmenin getirdiği haz şeklinde de olabilir.

Aslında epikür doğru düşünmeden alınan hazzın, bedensel hazlardan daha yüksek olduğunu savunur. Epikür

Deneyimlenen en yüksek iyi, Stoacılar için hazlardır. Acı ve hazza da bu görüşe göre eşit şekilde yaklaşmak gerekir. Erdemler sayesinde bu en yüksek iyi elde edilebilir. Epikürcülük içinse hayattan acıyı çıkarıp hazza yönelmek önemlidir. Bu noktada iki görüş arasında fikir ayrılıkları büyük ölçüde mevcuttur.

Epikür aynı zamanda “Erdemler” üzerinde de büyük bir titizlikle durmuştur.  Onun erdemlere, doğru yaşama ve ölçülülüğe verdiği önemi şu sözlerinden anlayabiliriz.

Her şeyin başında en büyük zenginliğimiz olan ölçülülük gelir. Onun için bu felsefeden bile daha değerlidir, çünkü bütün öteki erdemlerin kaynağı odur; akıllı, namuslu ve doğru yaşamadıkça mutlu olmanın, mutlu olmadıkça da akıllı, namuslu ve doğru yaşamanın imkansız olduğunu da bize o öğretir. Sahiden erdemler mutlu bir hayata sımsıkı bağlıdırlar ve birini ötekinden ayırmak mümkün değildir.