Potasyum Tansiyonu Düşürür Mü?

Hipertasyon hastalarında kan basıncı dengesizliği vardır ve bu durum etkileri arasında gözler, böbrekler, kalp ve cinsel performansı devreye girer.

Araştırmalarda Günlük diyetinizde yeterli potasyum tüketmenin hipertansiyonu önlemede veya kontrol altına almada fayda sağladığını göstermiştir.

Bu yazımızda ülkemizde değeri pek bilinmeyen bir mineral olan Potasyum’un yüksek tansiyona faydalarından bahsedeceğiz.

Yüksek Tansiyon (kan basıncı) nedir?

Doktorlar tansiyon aletleri ile kan basıncını ölçeler. Ölçüm sonucundaki “en yüksek” tansiyon ile “en düşük” basınç temsili bir değerdir. Bu sayılar, damar duvarlarını esnekliği ve çapı ile alakalıdır.

Kanınızı dolaştırmak için gereken basınç yüksek olduğunda, kalp kasınız ve daha küçük atardamarlarınız üzerinde anormal miktarda stres oluşturur ve vücudunuzdaki en küçük kan damarlarına iletilen oksijen miktarını azaltır. Bu sonuçların her ikisi de hipertansiyonun ikincil etkilerinin çoğundan sorumludur.

Bu arada tansiyon değeriniz sürekli sabit kalmaz, gün boyu değişir. Ama kan basıncınız sürekli veya kronik olarak normalden yüksek olduğunda önemli sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Kan basıncını ölçerken kullanılan aletin “ne kadar” sıktığı yani gerginliği gibi etmenler sonuçlara direk etki edecektir. Ayrıca bazı insanlarda sağ kol ile sol kol arasında da farklılıklar bulunmaktadır ve bu durum da etkiler.

Potasyum Seviyesi Yüksek Tansiyona Etkileri Nelerdir?

Sodyumun hipertansiyon üzerindeki etkisini biliyor olsanız da potasyumun kan basıncını düşürme yeteneğinin farkında olmayabilirsiniz .

Potasyum alımının seviyesi kan basıncını etkileyebilir. Bu, potasyum alımındaki değişikliğin yönüne (potasyum eksikliği kan basıncını yükseltir ve yüksek potasyum alımı kan basıncını düşürür) miktarıyla doğru orantılıdır.

  • İshal, kusma, aşırı terleme (sauna kullanırken olduğu gibi) ve bazı ilaçlar potasyum dengenizi azaltabilir veya bozabilir. Ancak potasyum seviyenizin normal sınırlar içinde olmamasının en yaygın nedeni, kötü beslenmeeden kaynaklanmaktadır.
  • Günlük gıdalardan bildirilen ortalama potasyum alımın önerilen miktarı 4.700 miligramın (mg) ama diyetlerimizde ortalama 1.800- 2.600mg arası alınmaktadır. Burada potasyum eksikliği söz konusudur.
  • Potasyum tüketimi özellikle sodyum alımını azaltamayanlarda hipertansiyonun önlenmesi ve tedavisi için bir öneri olarak düşünülmelidir.

Potasyum aynı Magnezyuma benzer şekilde atardamarlarınızın duvarlarını gevşetmek, kaslarınızı kramplardan korumak ve kan basıncınızı düşürmek gibi etkiler yaratır.

Potasyumun Bazı Faydaları:

Bilimsel araştırmalar yeterli potasyum tüketmenin (yaklaşık 3.200 mg/gün) tüketen hipertansiyonu olmayan kadınların felç riskinin %21 oranında azaldığını bulmuştur.  Araştırmadaki bulgulardan alıntı:

“Potasyum beynimizdeki kan damarı fonksiyonunu iyileştirmede rol oynayabilir. Bu, beyin dokumuzun daha iyi oksijenlenmesini sağlayabilir ve beyne oksijen eksikliğinden kaynaklanan doku ölümünü önleyebilir… Potasyum tüketiminin azaltılmış felç riski üzerindeki etkisi, genel olarak daha iyi bir diyete bağlı olabilir, ancak bunu çalışmamızda araştırmadık.”

Ayrıca Potasyum insan vücudunda en bol bulunan üçüncü mineraldir. Bu mineral sporcular için de önemlidir ve potasyum antrenman sonrası aynı favorim olan L-Glutamin amino asidi gibi kasların tamirini ve onarımını arttır. arttır. Ayrıca kaybedilen elektrolitlerin geri kazanılmasını sağlar, bu durum kas hücreleri besler.

Yaşamı sürdürmek, hücresel düzeyde dehidrasyonu önlemek ve beyin işlevini sürdürmek dengei bir sıvı dengesi önemlidir. Ayrıca daha da önemlisi Potasyum beyninizdeki, omuriliğinizdeki ve periferik sinir sisteminizdeki sinir uyarılarının iletilmesinde önemlidir.

Sonuç olarak bilimsel araştırmalardaki bulgularda Düşük potasyum seviyeleri, metabolik sendrom ve Tip 2 diyabet ile ilişkili yüksek insülin ve glikoz seviyeleri ile ilişkilendirilmiştir. Potasyumun faydalarından söz ettiğimize göre şimdi esas konumuza dönebiliriz.

İlginizi çekebilir: Potasyumun Gücünü Keşfedin!

Yüksek Tansiyonun Vücudunuz Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Bir çok insanda yüksek tansiyon bulunmasına rağmen %20’si durumun farkında değil ve hayatlarını yüksek tansiyon hastası olarak geçiriyor. Hipertasyonu yaşam kalitenizi azaltan ve yaşam sürenizi olumsuz yönde etkileyen önemli sağlık etkileri riskini artırırsınız.

  • Hipertansiyon, beyninizdeki kan damarlarının daha kolay yırtılmasına veya tıkanmasına neden olabileceğinden inme riskinizi artırır. Her iki durumda da beynin bir kısmına oksijen beslemesi durur ve felç meydana gelir.
  • Kalp kası üzerindeki baskı yaratır ve kalp yetmezliğine neden olabilir. Ayrıca kalp kasını oksijenle besleyen atardamarların hasar görmesi kalp krizine neden olabilir.
  • Hipertansiyon, kılcal damarlara zarar verebilir, buradaki oksijen miktarını azaltabilir ve böbrekleriniz ve gözleriniz gibi organların çalışma yeteneğini ciddi şekilde etkileyebilir. 
  • Kılcal kan damarlarına verilen hasara mikrovasküler hastalık denir ve kalp kası yeterli oksijen almadığında anjina veya göğüs ağrısına ve cinsel işlev bozukluğuna yol açabilir.
İlginizi Çekebilir:  Debridat Kullananlar Yorumları - Kabızlıkta Etkili Mi?

Sodyum/Potasyum Oranı Önemlidir

Damarları gevşetmenin ve bunun sonucunda kan basıncınızı düşürmenin anahtarı sodyum/potasyum dengesidir.

Şunu unutmayın Tuz zararlı değildir. AMA çoğu ülkemizde dahil olmak üzere sodyumlarının çoğunu, doğal kaya tuzu gibi tuzlardan değil, işlenmiş ticari olarak satılan sofra tuzundan almaktadır. Bu noktada tüketilen sodyumun türü de önemlidir.

  • Bir çoğumuz sebze tüketmiyor ve çok fazla işlenmiş gıda yiyor, bu unlu ürünler, ekmek, ve hamburger de dahildir. Büyük ihtimal sizde sodyum ve potasyum dengesizliği vardır.
  • Ha genel geçer kurala göre genellikle sodyumdan beş kat daha fazla potasyum tüketilmesi önerilir ama bunun için yeterli sebze tükettiğimizden emin olmalıyız.

Son olarak yeterli miktarda potasyum aldığınız sürece sodyumdan korkmanıza gerek yok. Buradaki problem yeterli miktarda potasyum yönünden zengin beslenmemek.

Sebzelerdeki Potasyum Takviyelerden Daha Güçlüdür

Potasyum mineralini en iyi şekilde sebzelerden alabiliriz. Peki ne farkı var? Meyve ve sebzelerde bulunan potasyum, potasyum sitrat veya potasyum malat iken, takviyeler genellikle potasyum klorürdür. 

Sitrat ve malat formları, kemik sağlığını iyileştirebilen ve yaşlandıkça yağsız kas kütlesini koruyan ATP üretiminde katkıda bulunur ve alkali hale getirir.

Kemik kaybı, güçsüz kemiklere ve hatta osteoporoza neden olabilir ve Meyve ve sebzelerdeki potasyum kemik sağlığının oluşmasına yardımcı olabilirken, takviyelerdeki potasyum klorür olmayabilir.

Potasyum sitrat veya potasyum bikarbonat kullanılması potasyum klorür’e göre daha fazla kan basıncı azalmasını sağlar.

Türk Kardiyoloji Derneği

Kan Basıncını Kontrol Etmek İçin Diğer İlaçsız Yöntemler

Doğal yoldan kan basıncını kontrol altına alabilecek stratejiler de bulunmaktadır. Bunlar arasında:

  • Insülin Direncini Azaltmak: İnsülin direnci direk olarak yüksek tansiyonlar bağlantılı Magnezyum ve Nitrik oksidi etkiler. İnsülin seviyeniz yükseldikçe kan basıncınız da yükselir. İnsülin magnezyum depolar, ancak insülin reseptörleriniz körelmişse ve hücreleriniz insüline karşı direnç kazanırsa, magnezyum depolayamazsınız, bu nedenle idrar yoluyla vücudunuzdan dışarı atılır. Not: Insülin direncini doğal olarak kırmak için bir çok starteji, yöntem ve uygulama vardır.
  • Hazır Gıdalardan Uzak Durun: işlenmemiş yiyecekler yiyin – Net karbonhidratlar (şeker, fruktoz ve tahıllar gibi lifsiz karbonhidratlar) ve trans yağ (margarinler ve bitkisel yağlar) yüklü işlenmiş bir gıda diyeti, hipertansiyonun bir numaralı kaynaıdır. Bunun yerine, ideal olarak organik yiyecekleri diyetinizin odak noktası haline getirin. Ayrıca lifsiz karbonhidratları avokado, çiğ, otla beslenen organik sütten yapılan tereyağı, Gezen organik yumurta sarısı, hindistancevizi ve hindistancevizi yağı, cevizler ve macadamia gibi çiğ kuruyemişler, otla beslenmiş etler ve meralar gibi sağlıklı yağlar ile değiştirmeyi unutmayın.
  • Sebze Tüketin: Smoothie olarak sebze almak diyetinizdeki sebze miktarını artırmanın basit bir yoludur. Sanıldığın aksine çokta zor değildir, pancar, lahana, kereviz, ıspanak, havuç gibi NO3 açısından zengin birçok sebze (nitrik oksit seviyenizi yükseltir) meyve suyu için uygundur. Ayrıca “Allisin” açısından zengin sarımsak, pırasa, arpacık soğanı ve frenk soğanı da kan basıncınızı artırmaya yardımcı olur ve salatalara ve çeşitli yemeklere eklenmesi kolaydır.
  • Hayvansal omega-3 alımınızı artırın – Omega- 3’ünüzü artırmanın en iyi yolu, cıva ve diğer kirleticiler açısından düşük yağlı küçük balıkları tüketmektir. Ülkemizde en iyi seçenekler arasında sardalye ve hamsi bulunur. Alternatif olarak, yüksek kaliteli bir krill yağı veya balık yağı takviyelerini kullanabilirsiniz.
  • Aralıklı oruç tutmayı düşünün – Aralıklı oruç , insülin/leptin duyarlılığınızı düzenlemek için en etkili yöntemlerden biridir. Bu durum insülin üzerinde olumlu etkiler yaratır, kilo vermeyi kolaylaştırır, SIRTIUN genlerinin aktivasyonunu arttır ve enerji metabolizmasını (AMPK) etkiler.
İlginizi Çekebilir:  Melatonin ile Nasıl Daha İyi Uyursunuz?

Stresinizi Yönetimi

Aşırı stres direk olarak kan basıncını arttır ve bununla ilgili araştırmalar mevcuttur. Bunun yanında bir çok insan stresi es geçer ve stres yönetiminde önemli olan Meditasyon, Nefes teknikleri ve iyi uyku gibi stratejilere pek kulak asmaz.

Size ufak bir bilgi vereceğim, kalp hastalığı olan kişilerin, sadece streslerini yönetmeyi öğrenerek sonraki kardiyak olay riskini %70’in üzerinde azaltabilecekleri gösterilmiştir.

Korku, öfke ve üzüntü gibi bastırılmış olumsuz duygular, hayatın günlük kaçınılmaz stresleriyle başa çıkma yeteneğinizi ciddi şekilde sınırlayabilir. Zararlı olan stresli olayların kendisi değil, başa çıkma yeteneğinizin olmamasıdır.

Peki neler yapabiliriz?

  • Duygusal Özgürleşme Teknikleri (EFT): Öğrenmesi çok kolay, internet üzerinden youtube’da bulunabilir. Araştırmalar EFT’nin stresi azaltmada faydalı olduğunu gösteriyor. Şu an herkes günde 10 dakika yapıp, 1 hafta kendisini gözlemlesin.
  • Meditasyon: Stres azaltmada Meditasyon alışkanlığı büyük önem taşır. Günde 10-15 dakika, 8 hafta boyunca yapıldığında faydaları belirginleşmeye başlar.
  • Wim Hof Nefes Egzersizi: Vücuttaki enfeksiyonu azaltmak, strese karşı adaptasyonunu arttırmak için Wim Hof nefes egzersizini öneririz.
  • Bilişsel Davranışçı Terapi: Bir kitap alıp, kendinizde gördüğünüz “bilişsel hataları” raporlayabilirsiniz. Araştırmalarda, kendine yardım olarak adlandırılan bilişsel davranışçı yöntemlerin stres, korku, kaygı gibi durumlarda faydalı olduğunu gösteriyor.

Umarım bu yazımızda stres Potasyumun yüksek tansiyon üzerindeki etkilerini ve stres yönetimin ne kadar önemli olduğunu anlatabilmişidir.

Yorum yapın