Mutlu Bir Hayat için Şükretmek Yeterli mi?

NASIL MUTLU OLUNUR?

“Mutluluk nedir?” “Nerededir?” “Nasıl mutlu olunur?” “Mutlu olmak için ne yapmalıyım? “Bu sorular insanoğlunun ilk zamanlardan bu yana cevap aradığı sorulardır. Felsefi anlamda Sokratest, Epiküre uzanan ve günümüzde kadar uzanan bu soruya net bir yanıt verilmemiştir. İnsanlar bu soruların cevaplarını bulamamışlardır, bazıları cevapları bulsa da cevaplardan mutlu olamamışlardır.

Çok yönlü olan ‘’mutluluk’’ kavramını ele aldığımızda

  • İnsanlara
  • Zamanlara
  • Olay ve Durumlara
  • Ruh Halimiza
  • Fiziksel Durumumuza ( Hormonlar )

göre değişiklik gösterdiğini görürüz.

Kelime anlamı olarak;

‘’Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşmaktan duyulan kıvanç durumu, ongunluk, kut, saadetlilik’’ olan mutluluk, insanlar tarafından hep aranan ve amaçlanan bir olgudur.

Haz Mutluluk Getirir mi?

düşünen-adam-soktrates

Günümüz insanları tarafından çoklukla ‘’haz’’ kavramıyla karıştırılmıştır, haz anlık bir duygu durumudur, mutluluk ise süreklilik gerektirir. Hazla mutluluğu ayırt etmek için; hedeflediğimiz ya da istediğimiz şeye ulaştıktan bir süre sonra, kendimize ‘’heyecanımız ve hissettiklerimiz aynı mı, yoksa artık gerçekleşen isteğimiz, bizim için sıradanlaştı mı?’’ diye sorduğumuz da cevabımız bize yaşadığımız şeyin anlık bir haz mı yoksa mutluluk mu olduğunu verecektir.

Bunun yanında “hazzın mutluluk” getirdiğine dair inancı destekleyen hedonizm, mutluluğun haz ile elde edilebileceğini dile getirmiştir. Hedonizm içinde olmasına rağmen Epikür, hazzın mutluluğu getireceğini söylese, ona göre haz erdemler sonucunda elde edilebilmektedir. Bu erdemlerin başında da “ölçülülük” gelmektedir. Epikür, hazları ise manevi temelli olmasını, ruhu yüksek seviyeye getirecek hazların, bedensel hazlardan ve kısa süreli hazlardan daha önemli olması gerektiğini dile getirmektedir. Şu sözlere dikkat edin

Her şeyin başında en büyük zenginliğimiz olan ölçülülük gelir. Onun için bu felsefeden bile daha değerlidir, çünkü bütün öteki erdemlerin kaynağı odur; akıllı, namuslu ve doğru yaşamadıkça mutlu olmanın, mutlu olmadıkça da akıllı, namuslu ve doğru yaşamanın imkansız olduğunu da bize o öğretir. Sahiden erdemler mutlu bir hayata sımsıkı bağlıdırlar ve birini ötekinden ayırmak mümkün değildir.

Burada ki ölçülülüğü, minimalizm, şükretmek ya da dengeli yaşamak ile de bağlantı kurabilirsiniz. Ölçülülük ve denge Taoculukta sıkça karşımıza çıkmaktadır. Taoist felsefe de “ying-yang”, “doğa ile uyumlu yaşamak”, “abartıya kaçmamak”, “ölçülü davranmak” temel kavramlar haline gelmiştir.

Ölçülü davranmayı budizm, stoacılık, taoizm vb gibi felsefi ve dini akımlar desteklemektedir. Epikür’ün şu sözleri ise basit hazların mutluluk için hedef haline getirilmemesi gerektiğini görüyoruz

Hazzın bizim için hayatın en üstün amacı olduğunu söylemekle ne sadece her şeyin tadını çıkarmak isteyen sefihlerin zevklerini, ne de maddi hazları söylemek istiyorum. Bunu yalnız, doktrinimizi anlamayan bilgisiz insanlar, ya da kötülük olsun diye anlamaz görünenler söylerler. Bizim için haz, beden alanında acı çekmemek, ruh alanında da hiçbir huzursuzluk duymamaktır.

Burada görüldüğü üzere beden anlamında acı çekmemek, aslında sağlıklı bir hayatın, hastalıktan uzak bir hayatın temel kaynaklarından biridir. Burada, epikürün beden konusunda sağlığa önem verdiğini de anlayabiliriz.

Mutluluk Beklenilen bir amaç değil, sonuç olabilir

Mutluluk, aslında bir amaç değil, sonuçtur. Çünkü bazen madden her şeyi yaptığımızı düşündüğümüz halde, mutlu olamayabiliriz.  Bu durum bize ‘’ ben neden mutsuzum?’’ dedirtebilir.

Mutluluk, maddi – manevi, içsel – dışsal sınıflandırılabilir. Madde boyutuyla mutluluk; ekonomik ve fiziksel şartlar yeterlilik gösterdiğinde gelişebilir. Ama bu şartlar elden çıktığında, bu mutluluğun kaybedilmesi kaçınılmazdır. Örnek vermek gerekirse; kilo verip, istediği fiziğe kavuşmuş ve bununla mutlu olmuş bir birey, tekrar kilo almaya başlarsa, mutluluğunu kaybedip, depresif bir ruh haline bürünebilir. Ya da ekonomik yeterlilik gelişip, istenilen ev, araba elde edildikten sonra, kaybedilirse büyük üzüntüler yaşanabilir.

Tüm bunların akabinde, son zamanlarda mutluluk üzerine yapılan uluslararası araştırmaların bazı çarpıcı sonuçları olmuştur. Bu araştırmalara göre; refah seviyesi yüksek Avrupa ülkelerinde, mutsuzluk, depresyon giderek artmaktadır. Yapay gıdalar, ilişkiler, doğadan uzaklaşmak, yabancılaşma gibi kavramlar günümüzdeki mutsuzluğun temelinde yatan sebepler arasında olabilir. Bu durum sadece maddiyatın kalıcı mutluluk getirmediğini gözler önüne sermektedir. Buna yönelik akımlar minimalizm gibi akımlar ortaya çıkmıştır.

Madde ve maddiyata dayanmayıp, değerlere, duygulara ve maneviyata dayanan bir mutluluğun süreklilik oranının daha fazla olduğunu yine yapılan araştırmalar doğrulamaktadır. Karşılıklı sevgi ve saygının temel alındığı bir ilişki, mutluluğa örnektir. Yine kısıtlı imkanı olan insanların, karşılık beklemeksizin ihtiyaçlarını gidermek; yaşlı, düşkün ve kimsesiz insanların, sevgi ve ilgiyle yanında olup, gözlerindeki minneti görmek, sokak hayvanlarıyla ilgilenmek gibi, vicdan ve merhamet duygumuzu besleyip, geliştiren davranışlar kendimizi iyi hissetmemizi sağlar. Ve bu iyilik, adım adım bizi mutluluğa götürür.

Mutluluk için Şükretmenin Faydaları

Kaygı ve stresin azalması; sürekli olarak hayatımızdan şikayet etmek yerine, elimizde olanlar için şükretmek ve bu şükrün getirisi olarak olumsuzlukları gözümüzde büyütmemek, hayatımızda kaygı ve stresi büyük ölçüde azaltacaktır.

Negatif duyguların azalması; şükür olumlu bir kavramdır ve hayatımızı olumlu yönde etkiler, öfke ve diğer olumsuz duygularımızı azaltır, ruh halimizi pozitif etkiler.

Sosyal ilişkilerimizi iyileştirir; Şükretmenin hayatımızdaki iyi olay ve iyi insan farkındalığımızın artmasına ve insan ilişkilerindeki bağları güçlendiren ‘’teşekkür’’ davranışının ilişkilerimize olumlu yansımasını sağlar.

Sağlımızı olumlu yönde etkiler; şükretmeyle azalan stres, stres hormonu olarak bilinen kortizol hormonun salınımını da azaltır. Paralel olarak azalan kortizolun bağışıklığımızı düşürmeye etkisi de azalır. Yani minnettarlık duygusu bağışıklığımızı güçlendirir. Minnettarlık hissettiğimizde, beynimizde olumlu hormonlardan biri olan dopamin ve mutluluk hormonu serotonin salınımı artmaktadır. Ve yine şükretmenin uyku kalitemizi doğrudan etkilediği, yapılan araştırmaların neticesidir.

Burada şükretmek ve şükran duygusunu geliştirmek derken, her şeyi kabul etmek, hayattan hiçbir şey istememek anlamına gelmesin. Herhangi bir problemde, daha iyisini talep etmek, hakkımızı aramak gibi eylemler yapılmalı. Burada bahsedilen tüketim çılgınlığı ve isteklerin sınırsızlığı sonucu gelen, var olanın varlığıyla mutlu olabilme halidir.

şükran duygusu

Şükretmenin bilimsel faydaları da bolca bulunmaktadır.

2020 yılında yapılan araştırmada şükretmenin depresyon ve kaygı problemi yaşayanlarda olumlu etki yarattığı görülmüş.(1) 2003 yılında daha eski araştırmada aynı şekilde duygu durumunda artış görülmüş.(2)

şükretmenin faydaları

2017 yılında şükür duygu üzerinde yapılan araştırmada kalp hastalığa olumlu etkisi görüşmüş.(3)

Şükretmekle birlikte içsel mutluluğumuz; hayatımızın rutinleşmesiyle, artık sıradanlaşan kazanımlarımızın, aslında bizim için ne kadar kıymetli olduğunun, farkına vardığımızda oluşmaktadır. Her güne sağlıklı ve sevdiklerimizle uyanmanın mutluluğu paha biçilmezdir.

İnsanlar, bazen yaşadığı olumsuz durumlardan etkilenip mutsuzluk yaşayabilirler. Bu durum hemen her insanın yaşadığı bir durumdur, dönemsel olması normaldir. Ama eğer sürekli mutsuzluk ve ağlama hissi varsa, bu durum bir depresyon belirtisi olabilir.

  • Hayattan ve hiçbir şeyden eskisi kadar zevk alamama,
  • Etraftaki şahıs, olay ve durumlarla ilgilenmeme ve onlardan uzaklaşma,
  • Sürekli yorgunluk,
  • Uyku bozuklukları,
  • Öfke atakları, mutsuz insan belirtilerindendir.

Bir yakının kaybı, boşanma, işsiz kalma, önemli bir ilişkinin bitmesi gibi travmatik sebeplerle gelişen depresyon; profesyonel destek almayı gerektirebilir. Yanı sıra hayatımıza dahil edeceğimiz bazı şeyler, kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayabilir. İyi hissetmek istiyorum diyenler için pratik öneriler:

  • Yakınlarımızla, ailemizle ve bizi iyi hissettiren insanlarla daha fazla vakit geçirmek,
  • Geçmişe takılı kalmamak, geçmiş olumsuz olayların üzerinde durmamak,
  • Uyku kalitesini arttırmak için çabalamak, vakitli uyuyup – uyanmaya çalışmak,
  • Eskiden sevilen aktivitelere yönelmek,
  • Egzersiz yapmak, bunlara örnektir.

Gün aşırı, açık havada yürüyüş yapmanın, etkili bir antidepresan olduğu kanıtlanmıştır. Spor yapmak mutlu eder mi? sorusunun cevabı ‘’ kesinlikle evet ‘’ olmaktadır. Spor yapmanın mutluluk üzerinde etkisi beyinde mutluluk sağlayan endorfin, serotonin, dopamin salınımı arttırmasıdır.

İç duygulara bakıldığında ise mutluluk aslında insanın kendi içindedir. Kimler daha mutlu diye araştırdıklarında; mutluluğun eğitimle, cinsiyetle, fiziksel görüntüyle, yaşla ve zekayla bir ilgisinin olmadığını görmüşlerdir. Elimden gelenin en iyisini yaptım duygusu, vicdan rahatlığı gibi duygular zihinsel mutluluğun işaretledir. Hedeflenen sonuçlara varırken ki süreçlerde yaşanılan olay ve durumlar, edinilen tecrübe, en az varılan sonuç kadar mutluluğa etkilidir.

Yaşanılan en olumsuz olaylarda dahi, bu durum bana ne öğretti diyerek olumlu tarafına yönelmek de mutluluğa etki eden unsurlardandır. Mutlu Olma Sanatı kitabını yazarı Russelin, Türkçe’ye çevrilmiş ve genç nesillere verdiği tavsiyelere bir göz atabilirsiniz

Ben ne zaman mutlu olacağım? diyerek dışarıdan gelmesini beklediğimiz mutluluk, bize sadece zaman kaybettirir. Mutluluğumuz için harekete geçmeliyiz ve öncelikle insanlara, olaylara, durumlara bakış açımızı değiştirmeliyiz. ‘’Güzel bakan güzel görür, güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır’’ düsturuyla mutluluğun izlerini takip edebiliriz.

Buna ek olarak, bilişsel davranışçı terapi yöntemleriyle birlikte sağlıklı beslenme, meditasyon ve Wim Hof nefes egzersizi, büyük oranda hayat kalitenizi ve mutluluğunuzu arttıracaktır.